17 Nisan 2012 Salı

Yazıyorum.. Yazmıyorum..

 




Yaz-sil derken bilmem ki kaç kere gittim-geldim kendi içimde.. Kızdım hiç yoktan yere herşeye!  Zaman zaman dinledim sessizliğin içinde duymak istediklerimi.. Düşünüyormuş gibiydim ama yoktu bir durağım, böylesine eksikken ben. -ki tamamlayanım sen,  bu hayat dediğim hava boşluğunda!  Sensizliğin haklı bir yanı yok ki,  anlamı olsun yer çekiminin..

 Öyle ya da böyle..

Ben hala bendeyken görünürde! Her gecenin bir sabahı, her yalnızlığın bir tesellisi ve her yokluğun bir sabrı var(mış) tüm dillerde.. -ki anla(t)mamak için direniyor harflerim, bu sarhoş gece çarpıyorken hayata başıboş!  Düş'ünce ne rahat o renkte, kimbilir!  Yok ki bir tesellim,  uyuyayım  soluksuz.


''Yine'' öyle ya da böyle..


Sensiz her topluluk kafiyesiz, zamansa en yorgun sahipsiz.. Umutsuz bir kabulleniş, özü sözü bir yalnızlığın uçsuz bucaksız yokluğunda.. Ve zamansız her ses, içten gelen!


Uzun lafın kısası; sessizlik öyle misafirperver ki dillenesim yok..


''Say(ın) ki,  gitmeyi öğrenmek istiyorum.. Ve bu bir başlangıç!''




Simla ''12.05.2009''









Hiç yorum yok:

Yorum Gönder