3 Temmuz 2014 Perşembe

Ömürlük Misafir..














''O'' gelene dek, kalp hanene yazılan her hayat bir nefeslik..


      Alıştırmalı kalbi, her varlığın birgün yokluğa taşınabileceğine.. Seslerin arafta, renklerin çıplak kalabileceğine, aniden!

      
      ''Hiç hesapta yokken'' diye bitirmemek için dilinin ucunda sallanan cümleleri! -ki herşey ihtimal dahilindedir kalp evinde. ''Seni asla bırakıp gitmem'' dersin, lakin arkana bakmadan koşar adımlarla gidersin.. ''Seni hiç aldatmayacağım'' dersin, ve birgün başkasının gözlerinde bırakırsın sadakatini kimbilir.. ''Seni hep seveceğim'' dersin, ama... Yüreğin arı misali her çiçekten bal almaya hevesli belki de! Hayatta; ''hep'', 'hiç'' ve ''asla'' kadar nankör kelimeler yoktur, öğrenirsin.

       
       Çok şey söyler insan, düşünerek yahut düşünmeyerek.. Kimi zaman kalpten, kimi zaman laf olsun diye. Ve söylendiği an da uçar kimi sözcükler, uçurtma sanki! Oysa bazı cümleler hayat kadar ciddi; gülümseme sebebi, mutluluk kaynağı.. Kalbi kuş misali kanatlandırıp uçurabilir de, olduğu yere çivi gibi çakabilir de! Gökkuşağını hayatına taşıyabileceği gibi, günleri sonsuz geceye bulayabilir de.. 

       
       Öyle güzel.. Öyle tehlikeli.. Ve bir ihtiyaç! Çünkü duymak ister insan, her ne olursa olsun.. Sanırsın sözcükler bir dilek ağacı, bağlarsın tüm hayallerini peşi sıra.. Nihayetinde; durulur birgün kalp, su misali..

 
 De ki; misafir deyip geçme,
sen ''ömürlük'' olansın..
Gidişini maviye adar,
umutla beklerim seni.


* Simla 

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder